Bi’çay Şu An Buradasınız!

Bir bardak çay değil mi tüm yorgunluğumuzu alan? Muhabbetleri koyulaştıran? Çayı güzel olan çay bahçeleri, kafeler, bağlar, bahçeler gönlümüze taht kurmuyor mu? Düşünün ki çayı güzel olan bu yerlerin çayı kadar kendisi de güzel. Hani deseler ki “Bundan sonra burada yaşayacaksın.” hiç itiraz etmeden kabul edeceğiniz kadar güzel. Sizi daha fazla sabırsızlandırmadan bakalım neredelermiş, nasıl güzelliktelermiş dünyanın en güzel çaycıları…

Ankara’da soğuk bir cumartesi günü. Fakat güzel bir cumartesi, çünkü ablam gelmiş taa Ünyeler’den. Güzel bir yere kahvaltıya götürmek istedim onu. Biraz da kalabalık olmalı tabii, çünkü güzel kahvaltıların kalabalıkla ilgisi var en çok da. Toplandık 7 kişi ve düştük yollara. Gideceğimiz yeri arkadaşımdan duymuştum. Adı da Chef In The Kitchen. “Tıka basa” yemiş, çok lezzetliymiş filan. Benim için anahtar…

Üniversite yıllarımda adını arkadaş çevremden duyduğum, hayallerimde yaşattığım bir kafe vardı, Turta Home Cafe. Üniversiteden mezun olalı 3 yılı geçmeden gidilmiyormuş oraya diye bir efsane duydum. O yüzden de geçenlerde gittim. daha doğrusu topladım herkesi, götürdüm Turta Home Cafe'ye. Turta Home Kafe sezonuna hızlı giriş yaptım yalnız, iki hafta içinde iki kere gittim.  Adeta gitmediğim yılların acısını çıkarırcasına. Çılgınlar gibi…

Çalışmaktan (iş hayatı deyince plazalar, topuklular, kalem etekler aklıma geldiği için kendimi o hayata ait hissedemiyorum ve iş hayatı diyemiyorum), birbirimiz dışındaki arkadaşlarımızla görüşmekten (evet, bu daha çok benim için geçerli), hava şartlarından ve bazen de sıcacık yuvamızda oturmak istediğimizden “ev arkadaşları” olarak pek dışarı çıkıp dolaşamadık, gezemedik, yiyip içemedik. Aslına bakarsanız EV arkadaşlığının hakkını da vermiş oluyoruz bir nebze.…

Çaydan ötürü oluyor güzel mi güzel, şirin mi şirin yerlere meyyalimiz. Yine öyle bir yerle karşınızdayız. Adı; Coffee Collective Zapatista. Evet kahveci. Lakin repertuarında çaya vermiş kahveciler de başımızın tacı. Kafenin küçücük alana sığdırılan kocaman dünyası, çayınızın (tamam kahvenizin) soğumasına neden olabilir. Ben gözlerimi alamadım, hayranlık ve şaşkınlık içinde izledim, çayım soğudu, oradan biliyorum. (Evet, biraz da fotoğraf çekmekten) Dekoru…

Seviyoruz efendim, şirin yerleri seviyoruz. Bir tür zaafımız var. Hele de tatlış tatlış renkleri varsa göz bebeklerimiz devleşir, ayaklarımız oraya doğru sürür bizi. İçimizdeki o dürtüye engel olamayız ve tabii ki o kapıdan içeri gireriz. Böyle tatlış bir Şirin Fırın gördük biz öğle arasında. Görür görmez dedik ki “Yemekten sonra burada çay içelim.” Ve dediğimizi de yaptık, sözümüzün eriyiz. Siz…

Çay demleniyor, lütfen bekleyiniz...

Pardon Bir Dakika Bakar Mısınız?

Senin için çay kokulu yazılar demliyoruz. Posta kutunu çay kokusu sarsın istiyoruz. E-posta adresini ve adını paylaş ki, yazılarımızı soğutmayalım.
Close