Kumbara Şu An Buradasınız!

Viktoria Devri, Büyük Britanya’nın en büyük dönemlerinden biridir. 1837 - 1901 dönemleri için kullanılan Victoria döneminde genellikle Kraliçe Viktoria hükümdardı. E, Viktoria devri dememişlerdir boşuna Muhteşem Britanya. Bu dönemde ayrıca çay da pek muhterem bir yere sahip; ki bence bu dönemi, Britanya İmparatorluğu’nun zirvesi yapan en önemli sebep çay. Çay ola kese savaşı, çay ola kestire başı asdfgh. Neyse konuyu…

Çaysız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. İşte bu yüzden en çok çay içilen ülke BİZİZ. Sabahları birbirimize “Çay” dedikten sonra yüzümüzü ve dişlerimizi çaylıyoruz. Çaya binerek işimize, okulumuza vardıktan sonra işlere çaylıyoruz. Aaa, öğle olmuş. Çay vakti. Şaka şaka, o kadar psikopat bir aşık değiliz çok şükür. Sabahları tabii ki birbirimize “Günaydın” diyoruz, daha neler. Ama kahvaltıda…

Sık olmasa da güzel haberler duyduğumuz oluyor yurdumuzdan. Nazilli’den sonra Söke’de de “Kitap Okuyana Çay Bedava” Yine Aydın’ın ilçesi olan Söke’ye bağlı Ağaçlı Mahallesi’ndeki kahvehanede bir kitaplık var ve kitaplıkta “Kitap okuyana çay ikramdır.” yazıyor. Çok tatlı değil mi sevgili çayperestler? Zannediyorum ki herkes Aydın’ı örnek almalı. Kahvehanenin sahibi Haluk Yalçınöz, kitap okuma alışkanlığının artması için böyle bir kampanya başlattığını…

Hazır yeni bir yıla girmişiz, planlar yapılıyor, kararlar alınıyor. Her ay 2 kitap bitirmek, paraşütle atlamak, beste yapmak, mutfağı yenilemek, amuda kalkmak, karda yürüyüp izini belli etmemek, elimizden geleni ardımıza koymamak. Daha da saçmalayabilirim 2016 hedeflerini. Çoğumuzun listesinde “gönüller inşaa etmek” yoktur diye tahmin ediyorum. O zaman diyelim ki; “Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.” Bu küçük hatırlatmamızdan sonra konumuza…

Derler ki Ocak ayı, Sıcak Çay Ayı. Yabancıca “Hot Tea Month” Yapmış efendim, elin yabancısı (çok kibarım elin gavuru demem, diyemem) yine yapacağını. En çok çay tüketen ülke olarak, çaya gereken önemi vermiyoruz, onu sarıp sarmalamıyoruz. Çaya dair tek felsefemiz Necibe halamızın felsefesi “Fazla demleyeyim ya içilir." Neyse dönelim Ocak ayına. Kanadalılar icat etmiş bugünü. Yılda 10 milyon fincan çay…

Mutlu yıllar, mutlu noeller, mutlu günler sevgi pıtırcıklarım. Yepyeni bir yılın yepyeni bir ilk günü. Günlerdir yapılan yılbaşı hazırlıkları, yılbaşı planları 10’dan geri sayarak büyük bir heyecanla 0 dediğimiz anda, 00:00’da bal kabağına dönüştü. (Ama bir şey değişmedi hayatımızda, kandırıldık dolandırıldık hanım) Yılbaşı bahane, renk renk ışıl ışıl donatılan sokaklar, evler, sofralar şahane zaten. “Yeni yıl yeni yıl dediğin nedir…

Çay demleniyor, lütfen bekleyiniz...

Pardon Bir Dakika Bakar Mısınız?

Senin için çay kokulu yazılar demliyoruz. Posta kutunu çay kokusu sarsın istiyoruz. E-posta adresini ve adını paylaş ki, yazılarımızı soğutmayalım.
Close