Starbuckscımmm, sen ne kararlar almışssın öyle? Türkiye’de çay dükkanı açmak filan. Küçük esnafı bitirdiğiniz yetmedi, daha da bitirin. Hak ediyoruz gerçi. Bitirilen bir küçük esnaf olmadığıma göre, küçük esnafı bitiren kişilerden biriyim. Kahve içmek Starbucks gibi bilimum markaları seçen sen, ben, onlarsa “Mahalle kahvesi neden kapandı?” diyemeyiz. Gerçi belki kapandığından da haberimiz yoktur.

Türkiye’de sudan sonra en çok tüketilen içeceğin çay olması ve dünya üzerinde en çok çay tüketilen ülke olmamız Starbucks’ı harekete geçirmiş ve ilk çay dükkanını açacakmış. Mimarlar başlamış bile mağazanın dekorasyonu üzerine. Nerede açılacağı henüz belli değilmiş ya da açıklanmamış. Zaten pek de şaşırmadık değil mi? Geçen yıl Teavana Çay”ı 620 milyon dolara satın almıştı. Menülerine çayı da eklemişti. 620 milyon dolarlık yatırımı sadece menüsüne çay eklemek için yapmamıştı heralde koskoca Starbucks. Elimizde bardağıyla ofise girerken, yolda yürürken, sade ve sadece logosunu avuçladığımızda bile harika hissettiren marka. Mutlu olalım artık daha çok göreceğiz bu markayı. “Hiç leğende yıkanmamışçasına ice chocalate mocha içen biz, hiç haşlama çay içmemişçesine caramel chai rooibos tea içeceğiz.”  

cay iskemle masa

Çayımıza, çayımızın geleceğine sahip çıkmayıp sadece “Çayın en çok tüketildiği ülke” olmanın gururunu yaşadık. Biz çayın en çok tüketildiği ikinci ülkeyle aramızdaki dev farkın sebebi üzerine düşünüyor gibi yaparken ama aslında çağ atlamışız gibi gurur duyarken, elin küresel markası çoktan aldı Teavana Çay’ı, çoktan yaptı planları. Elimizdekilere sahip çıkmayışımıza, değerini bilemeyişimize kızıyorum. Neden ilk çay dükkanını açanlar çayı en çok tüketen ülke değil? Çünkü bizim mühendisler, doktorlar yetiştirmemiz gerek, uğraşamayız antin kuntin işlerle. Titiz, kaliteli ve akılcıl işler ortaya koyduğu için tebrik ediyorum Starbucks’ı. Ama ne yazık ki, ülkemizdeki ilk çay dükkanını açacak olmasını büyük bir sevinçle karşılayanlardan değilim.

Çeşit çeşit bitkilerden, meyvelerden yapılan çayları bir kenara koyalım; “Hop usta iki çay bize” dedirtemeyecek mimarların üzerinde çalıştığı dekorasyon. Çayın muhabbetine dalıp kaç saat geçtiğini unutturmayacak. İnce belde çay içme saadetini yaşatamayacak. Çayın ait olduğu mütevazi yeri sunamayacak. Sadece küreselleşmiş bir markadan bir şey aldığımızda yaşadığımız zengin, cool ve sofistike havamızı besleyecek, aslında olmayan. Yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmeyen civcivler gibi yaşamaya devam edelim, ama mutlaka çayımız Starbucks’tan olsun. Özellikle bu konuda hassas davranmanızı istiyorum.

kiraathane

Kıraathaneler bizim geçmişimiz, anılarımız, kıraathaneler bizim ta kendimiz.

kiraathane

caylar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gündelik dertlerden uzaklaştırıp bol muhabbet sunan çay evlerimize, çay ocaklarımıza, kıraathanelerimize ve en önemlisi ömrünü tamamlamasına 24 yılı kalan çayımıza sahip çıkalım. Küresel dünyanın gürültüsünü unutmak içelim bu sefer çayımızı.

Yazar Hakkında

Sonra Belki Çay İçeriz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Çay demleniyor, lütfen bekleyiniz...

Pardon Bir Dakika Bakar Mısınız?

Senin için çay kokulu yazılar demliyoruz. Posta kutunu çay kokusu sarsın istiyoruz. E-posta adresini ve adını paylaş ki, yazılarımızı soğutmayalım.
Close