İzmir’imizden Hakkari’mize her yer bembeyaz, her yer neşeli çocuk sesleriyle, her yer karda zıplayanlarla, her yer kar tanelerini tutmak isteyenlerle, her yer poşetle kayanlarla, her yer ne zaman kar yağsa ilk kez kar görüyormuşçasına mutlu olan biz dolu. Yarışlarımız, “en ilginç kardan adam yapma” çabalarımız tadında olsa, en büyük savaşımız kar topu savaşı olsa keşke her daim. En karanlık ideolojilerimiz de karla beraber eriyip gitse… İçimize yağsa keşke kar, kapatsa simsiyahlaşan kalpleri, fikirleri, gözleri..

kar-manzarasi

Bozulmasın bu mutluluğumuz hepimizin en büyük çaresizliği olan, hepimizin kabusu olan seslerle. Epeydir böyle saf bir mutluluk hissetmedik karınlarımızda, avuçlarımızda, gözlerimizde. İyi ki yağdın kar, iyi ki. Kalbimiz olduğunu unutmuştuk, iyi geldin. İnsan yanımızı unutmuştuk, iyi geldin. Büyük meseleleri düşünmekten içimizdeki çocuğu unutmuştuk, iyi geldin. Yaşama kaygısı sarmıştı ruhumuzu, iyi geldin. Pencereden bakmaz olmuştuk, iyi geldin. Başımızı telefonlarımızdan kaldırmaz olmuştuk, iyi geldin. Haberlerde mutsuz şeyler görmekten tükenmiştik, iyi geldin. Gözlerimizin içi artık parlamıyordu, iyi geldin. Yaşamak yavanlaşmıştı, birbirimizi sevmenin tadı yavan gelmeye başlamıştı, iyi geldin. Dişimizin kovuğunu doldurmayacak sebeplerden birbirimizin tadını kaçırırdık, iyi geldin.  

kar-ve-kaymak

Tadımızı taşıdın bize her bir tanende. Kalp atışlarımızda yaşayan kuş gibiliği, aldığımız nefesle gözlerimize dolan mavilikleri, bir bardak çayda demlenen en koyu muhabbetleri taşıdın bize. Penceremizin önüne konan kuşları beslerken hatırlattın bize içimizin tozlu raflarına kaldırdığımız merhameti. Soğukta tir tir titreyen köpeği apartman kapısından içeri alınca hatırlattın yardıma muhtaçları gözden göremeyeceğimizi. Dışarıdaki kedilere, kedi evleri yaparken hatırlattın evsizlere kucak açtığımızı. Giymediğimiz kışlıkları, ihtiyacı olanlara vermek üzere temizlerken hatırlattın ihtiyacımızdan fazla tükettiğimizi. Tabağımızdaki yemek artıklarını sokak hayvanlarına vermek için toplarken hatırlattın paylaşmanın dayanılmaz hafifliğini. Ve hep beraber sokaklarda mutluluk naraları atarken hatırlattın hep birlikte çok güzel olduğumuzu.

kar-ve-pencere

İlk kez kar gören çocuğumuzun paha biçilemez mutluluğuyla mest ettin bizi. Donumuza kadar ıslansak da kar sevdamızdan vazgeçmedik o ilk kar görüşümüzden bu yana. Ve bir kez daha hatırlattın vazgeçmemek söz konusuysa, sevmek söz konusuysa ne kadar inatçı olduğumuzu.

Bembeyazlığın verdiği sakinliğinin yanında kıpır kıpır olma hallerimiz, ağzımızı burnumuzu sardıran soğuğun yanında iliklerimize kadar ısındığımızı hissetmemiz… Böyle gülümseten çelişkiler için, bize hatırlattıkların için, geri kazandırdığın tatlar için, iyi geldiklerin için teşekkür ederiz. Ufacık kar tanelerinle dev bir gülümseme kondurdun yüzümüze.

kar-taneleri

Yazar Hakkında

Sonra Belki Çay İçeriz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Çay demleniyor, lütfen bekleyiniz...

Pardon Bir Dakika Bakar Mısınız?

Senin için çay kokulu yazılar demliyoruz. Posta kutunu çay kokusu sarsın istiyoruz. E-posta adresini ve adını paylaş ki, yazılarımızı soğutmayalım.
Close